Tuesday, November 13, 2007

Saçlarımın özgürlüğü



İzin ver de saçlarım rüzgarda dalgalansın ..

Çocukken annemin banyodan sonra saçlarımı taramasını çok severdim , annem taradığında daha güzel olurlardı , bi gün de teyzem şöyle demişti “ saçlarının ayni yerini 100 kere tararsan saçların parlar” o günden beri özel zamanlarda saçlarıma 100 fırça darbesi atarım.
Ama en sevdiğim halleri doğal halleridir , fönsüz..boyasız..
Tabi ki bazen çok daha önemserim özel günlerde dediğim gibi 100 fırça darbesinden sonra kıyafetime göre ya parlak birkaç tokayla topuz yaparım , ya düzleştiririm omuzlarıma düşmesi için.. bazen de dalgalandırırım ..
Asi olduğum günlerde kendi hallerine bırakırım , bi fırça bile değdirmem …
Çılgınlığımın üstümde olduğu nadir vakitlerde gider saçlarımı pembeye boyatırım . Yapay olur belki ama benim ruh halimi yansıttığından yine de doğal olduğunu düşünürüm..
Zamanla yıpranırlar tabi , arasıra kuaföre para harcanır , bakımlar, kremler , şampuanlar derken saçlarım tekrar eski parlaklığına kavuşur..
Sinirli olduğum zamanlarda ise elektriklenir saçlarım , ve onlar elektriklendikçe ben daha çok sinirlerim tabi onlarda bu sefer daha çok elektriklenir.
Sözün özü ; saçlarım ruh halimi yansıtır , ve bu yüzden en az benim kadar özgür olmaları gerekir.
İste buyuzden simdi veya yarın veya gelecekte herhangi biri bana baski yapip
” inanıyorsan (!) saçlarını bir bez parçası ile örtmelisin” derse ona bu şekilde saçlarımın da özgür olması gerektiğini söylerim. Evet inanırım , ama bir bez parçası benim inancımın ağırlığını taşıyamaz

Evet bir “bez parçası” diyorum çünkü öyle. Aşağılamak için söylemiyorum yanlış anlaşılmasın. Arada büyük fark var , örneğin eğer bir elbise için bez parçası derseniz bu küçümsemek olabilirdi, ama zaten gerçekten bir bez parçasına bez parçası denmesinin yanlış olmadığını düşünüyorum.
..
Ve hiç kimse iddia edemez ki kafasında eşarpla dolaşanlar ben den daha dürüst(!) , benden daha inançlı (!) . ve yine hiç kimse iddia edemez ki erkekleri cezbetmesin diye kafalarına örttükleri eşarplarına kuaförde şekiller verdirip , üzerine renkli simler döküp sokağa çıktıktan sonra benden daha az dikkati çeksinler.

Kimin kafasına ne taktığı değil benim umrumda olan , söylemek istediğim inancımın bir bez parçasına bağlanmamasıdır işte bu yüzden bana sorarsanız herkesin inancı kendine kalsın, izin verin de saçlarım rüzgarda dalgalansın..


Deniz’ 07

1 comment:

eni said...

Deniz ne güzel yazı bu ya, çok beğendim!anlatım şeklini çok beğeniyorum.hiç böyle düşünmemiştim ama ne kadar da gerçek dediklerin saçlar hakkında!
diğer konuya gelince de sana kesinlikle katılıyorum.kaldı ki bu işin kurumsallaştırılmaması lazım, bece herşey bizim ve Allah arasında kalırsa çok daha gerçek ve doğru olur!
selamlar, güzel yazılarını beklerim gene.
foto de süper bu arada, o yerde çok olmak istedim şimdi!

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...