Skip to main content

-Eksik



Ona ayak uydurmak zorundaydım , ama o da hep istemediğim şeyleri yapıyordu . Yeni bir bara giderdik her zamanki gibi beraber , ama hiç birbirimizle konuşmazdık, o hep başkalarıyla konuşurdu . Birkaç kadeh içerdi , ben de istemesem de içmek zorunda kalırdım , çünkü dedim ya ayak uydurmak zorundaydım , seçim şansım yoktu , bir de içkinin yanında devamlı sigara içerdi , hiç sevmezdim , ama o içiyor diye ben de içerdim . Sıkıldığı an çıkar giderdi bulunduğu yerden , hiç bana sormazdı , ama ben yine peşinden gitmek zorundaydım .
Hep onun dediği olurdu ve hep onun istediği şeyleri yapardık. Beni görmezden gelirdi , ve isteklerimin hiçbir önemi yoktu , onunkiler yanında .Mesela ben çok fazla kitap okumak isterdim , ama o eline bile almazdı , dolayısıyla ben de okuyamazdım .
Bazen arkasından takip ederdim onu , bazen de önünde olurdum , bana sorarsanız önünde olmayı tercih ederdim . Ama önünde bile olsam , yine onun istediği olurdu .
Sadece ne zaman rahat edebilirdim biliyor musunuz ? Yatağa uzandığı ve uyuduğu zamanlarda. .. ama bu da çok uzun bir zaman aralığı değildi.
Bir gün onu terk ettim , sabah yataktan kalktığında ben yoktum , ve işe giderken de , işten dönerken de.. çünkü terk etmiştim onu , yokluğumu fark etmesi uzun zaman aldı .
Artık onun bir gölgesi yoktu ..
ve benim de bedenim…
Eksikti ..
Eksiktim.

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…