Sunday, August 5, 2007

6 mayıs 1972 'böyle kahpedir dünya!'

35 yıl geçmiş aradan ... eğer 35 yıl önce o çiçekleri o mezara koysaydım beni de gözaltın alıcaklardı demek.. Zaman değiştiriyor.. iş işten geçtikten sonra hiç bir işe yaramıyor doğrusu..

Bir kitap okudum DENİZ "Bir İsyancının İzleri" adlı. ve bitirince o isyancıyı ziyaret etmek istedim yattığı yerde. Cumartesi günü Ankara Karşıyaka Mezarlığındaydım sırf bu yüzden . Çok büyük bir mezarlık , yüzlerce bitmiş hayat .. içeri girdiğinde tüylerinin ürpermemesi mümkün değil . Denizi aramaya başladım , Deniz'i bulsam diğerlerini de bulabilirdim . Yakındı mezarları (aslında yanyana gömülmeyi vasiyet etmişlerdi ama buna da izin verilmedi ) . Deniz Gezmiş ; L blok 17 Ada 19 parsel. L bloga geldim , gözlerim daha dikkatli aramaya başladığı sıradı gördüm.
Görür görmez kalbim daha hızlı atmaya başladı onun durmuş kalbine inat , ve gözlerim doldu üzerindeki kupkuru toprağı görünce. Yanına gittim yavaş yavaş , mezartaşını okudum "Deniz Gezmiş /1947" , ölüm tarihi yoktu ?. Mezarının üzeri yazılarla doluydu , onu ve düşüncelerini destekleyenler tarafından yazılmış yazılarla ... Dua ettim , kendi adıma ve bir kaçkişinin isteği üzerine.. aldığım beyaz çiçekleri koydum üstüne . Sonra onun yakınında olan Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın mezarlarını ziyaret ettim , aynı şekilde çiçeklerini koydum . Lanet ettim geçmişe ! Yanlış kararlara! Adaletsiz adalate! Sonra iki amca su getirdiler mezarlarının üzerine dökmem için , Deniz Gezmiş'in ve Yusuf Arslan'ın mezarlarının üstüne o amca döktü suyu , ben de Hüseyin İnan'ın mezarını üzerine döktüm . Ellerim titredi . Daha falza dayanamayacağımı düşünerek ayrıldım ordan .
Biliyorum ki elimden bundan daha fazlası gelir , evet gurur duyuyorum onu ismini taşımaktan ama henüz yeterli bilgim yok . Şimdi daha fazla okuma vakti , okumak , okumak , öğrenmek ve harakete geçme vakti . Eminim ki çevremde onları bilmeyen bir çok insan var , yada bilipde anlam veremeyen ..ben onlara söyleyecek söz bulamıyorum henüz ama sanırım bir hocamın sözü şimdilik yeterli olur ; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın!

Thursday, August 2, 2007

Şüphe..


Bilemezsin … Sana söylenilmeyeni, görmediğini, olmadığın yeri bilemezsin . Senin ulaşabildiğin anın , zamanın , yerin ötesindedir bilemediklerin , göremediklerin , duyamadıkların . Elinden bir şey gelmez , gücünün ötesindedir. Ulaşabileceğinden uzak, son nefesinden sonra bilmek isteyip , gücünün yetmediği..düşünüp gidemediğin , bakıp göremediğin … hiçbir zaman emin olamayacağın ve olmadığın .İşte bu cümleyle başlar şüphe ve senin tükendiğin yerde biter . bir kere izin verirsen , bir daha kurtulamazsın şüphenin pençesinden. Sana söylenilmeyeni , görmediğini , olmadığın yeri bildiğini düşünürsün , tahmin etmeye çalışıp , fikir yürütüp ,kafanda büyütürsün . Ulaşamadığın ana , zamana , yere ulaştığını düşünüp, bildiğini gördüğünü duyduğunu zannedersin. Şüphe; içinde beslenip, yeterince büyüdükten sonra ona kölelik etmeye başlarsın . O ne derse onu , yapar , sevdiklerinin canını yakar, üzersin hiç olmamış , yaşanmamış şeyler için.. Onun dediğini yapar, kırar , dökersin bu güne kadar tek tek üst üste koyduğun güven taşlarını. Geri dönüşü olmayan bi yola girer , çıkamazsın artık ve işte o an tükenirsin şüpheyle birlikte .. Dönüp arkana baktığında şüphenin hayatına yaptıklarını görürsün… kırılmış güven taşları !

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...